böyle bi duygusallık, bi nostaljiklik
Bu erasmus zımbırtısı beni fazlasıyla duygusallaştırdı, Selimeleri falan bu kadar etkilemedi sanıyorum ki? Yani aldığım tepkilerden öyle olduğunu varsaydım, misal Selime'nin gidişine bile en çok üzülen benim sanki :P (bknz: "Bu kız, tam (24-x) gün sonra gidiyor yaaa :(" özdeyişim, x bugünün tarihi oluyor)
Bunun iki nedeni olabilir, birincisi : ben çok duygusal bi insanım (hadi lan demeyin, bi oğlak olarak dünyanın en duygusalıyımdır da en odunuymuş gibi dururum)
Diğeri de, işim gücüm yok, boşluktan şimdiden erasmusun derdiyle dertleniyorum. Evet farkındayım, ikincisi daha mantıklı geldi ama birincinin etkisini de yadsımayalım :) Velhasıl, final döneminde 3 gündür evde bön bön oturan ben -bugün birazcık çalışmaya başlamış olsam da- fazlasıylan boş kaldım, gitmeden arkadaşlarımı ailemi özlemeye falan bile başladım desem abartmış olur muyum ? Olmam heralde :S
Neyse yazmışken bana bu yazıyı yazdıracak duygusallık seviyesine geliş olayımı da paylaşayım:
Benim küçükken bir bebeğim vardı, içi elyaflı olanlardan, hani şu gözleri yatırıp kaldırdıkça kırpışanlardan. Ben onunla nerden baksan bi 10 yıl oynamışımdır, en son hatırladığım karede içindeki elyafları dışına çıkmış, bir bacağı kopmuş vaziyetteydi, gözlerinden birinin kapağı artık açılmıyordu falan :) Ama o haliyle bile en sevdiğim bebeğimdi, adı da Fatoştu. Annem çok yalvarmıştı yeni bir bebeğe geçmem için, bir sürü bebek alırdı falan böyle Fatoş'a benzeyen, ama ben bebek olayını bırakana kadar sadece Fatoşla oynamıştım. O da işte 10-12 yaşıma falan tekabül ediyor sanırım. Neyse bir de böyle fular gibi bir bezim vardı, annem bana bağışlamıştı artık çok fazla oynadığım için. O bez fular ile Fatoş'a envai çeşit elbise yapardım böyle sararak falan, çok net hatırlıyorum bir kaç favori elbise modelimi :) O fular ve Fatoş 0-10 yaş çocukluğumun en net kareleridir hafızamdaki.
Ne alaka şimdi dimi? Şu alaka : biraz önce o fuları buldum dolabımın derinliklerinde :) Bazı nesneler vardır, görür görmez ya bir insan ya bir anı hatırlatır insana. O fuları gördüğüm anda bütün Fatoşlu anılarım, annem, babam kardeşlerim falan geçti böyle gözümün önünden film şeridi gibi. Bi duygusallaştım, bi nostaljikleştim. Ne diye büyüdük lan, ne iyiydi Fatoşlu günler oldum. Veee, son zamanlarda istisnasız herşeyin bağlandığı gibi bu olayı da erasmusa bağlamayı başardı sevgili beynim :) Onca flashbackten sonra "Yaa ben gidiyorum ama yaa" anafikirli bir hüzün çöktü yine üzerime, fuları değil de Fatoş'umu bulsaydım garanti ağlardım yani, o derece.

0 Response to "böyle bi duygusallık, bi nostaljiklik"
Yorum Gönder