veda turnesi

Pazar günü gidiyor olmam münasebetiyle bu hafta veda ziyaretleriyle geçiyor. Geçen pazar  anneannemler , iki teyze ve babannemleri hallettim. Bugün kahvaltıda da bayadır görüşemediğim ortaokul arkadaşlarımla kahvaltı yaptık, önce hasret giderdik sonra da vedalaştık :) cumartesi günü de lise arkadaşlarımla yine hasret giderip-vedalaşacağız. Geri kalanlara da artık sanal yollardan vedamı ederim..

Akşam mesailerimde de annemlerle gideceğimiz 9 günlük avrupa turuyla uğraşıyorum. çok aradım taradım en son booking.com u beğendim otel rezervasyonları için. ama baya bir dert oldu başıma. rezervasyonlarda kredi kartı numarası alıyorlar, bazı otellerin kurallarına göre ya direk çekiyor parayı ya da en son iptal gününü geçirirsen çekiyor falan. dün önce cannes da bir otel buldum, bi güzel yaptım rezervasyonumu. sonra baktım ki tarihleri 1 gün öncesini yazmışım, bi panikle girdim baktım cannes'daki otel son güne kadar değiştirme kabul ediyormuş. neyse derin bir huh çekerek, güya akıllandığımı sandım ve marsilya'ya geçtim. orda da şirin bir yer buldum, yaptım rezervasyonumu 90euroya. mail geldi yine, bu sefer de 3 gün öncesinin tarihine yapılmış görünüyor rezervasyon :) nası olduğu hakkında hiçbir fikrim olmayarak girdim baktım ki bunların cancellation policyleri de abukmuş, değil iptal , tarih değiştirme durumunda bile 90euroyu çekerim anında yazıyor. ben tabi gayet panik bir şekilde saniyede 3-4 mail yazdım booking.com a benim böyle verecek 90eurom falan yok, tarihi değiştirin diye. neyse bir umut yattım akşam, sabah kalktım cevap gelmemiş, yine döşedim 3-4 mail daha. akşama kadar bekledim, ne cevap var ne bişey. üstüne yatmaya çalışıyorlar belli ki. bu sefer otelin bağlı olduğu şirketi buldum, genel merkezlerine mail attım. booking.com benimle ilgilenmiyor , sizin gibi büyük bir firmanın policysi böyle müşterilerini mağdur etmeyi göze almaz diye biliyorum falan dedim yağlamayla karışık rica üslübuyla. 10 dakika sonra müşteri ilişkileri temsilcisinden mail geldi, booking.com ile halletmeniz gerek diye. dedim haydaa, ama ağzımı bozmadan yine kibarca yağ çektim, hadi booking.com ilgilenmiyor sizin gibi uluslararası bir otel zinciri de böyle yapacaksa falan fişman. kadın olmaz dedi, ben oldurun dedim falan , kadınla baya msnde yazışır modda mailleştik. nihayet kazanan ben oldum, aynı fiyattan cezasız değiştirdiler tarihleri :) 5 dakika sonra da booking.com dan mail geldi tarihinizi değiştirdik diye. 
velhasıl, avrupalı bile olsalar ısrarın çözemeyeceği yok hakkaten. bir de böyle durumlarda böyle websiteleri çok kolay sıvışıyorlar işin içinden, ama bir otel zinciri için çok daha şey ifade ediyor müşteri memnuniyeti. böyle işleri direk yukardan hallediceksin, booking.com a kalsa tarih yanlış girildi diye verecektik 90euroyu boş yere.

(more...)

Read Users' Comments (0)

A5 - 206lar dağılmasın

Evet sevgili okurlarım, çoğunuzun benim dayatmalarım sonucu okurum haline geldiğiniz tanıdıklarım olduğunuzu düşündüğümden mütevellit, aranızda odayı resmen terkettiğimizi bilmeyeniniz de yoktur diye tahmin ediyorum. Ama olur ya,  öyle nette dolanırken sayfama rastlamış(!?) bir kişinin burayı okuyor olma ihtimaline binaen, bir açıklama yapmayı da borç bilirim. 
Halk arasında siyam üçüzleri olarak da anılan ben-selime ve nuran , dün itibariyle 6 aylık(umulur ki teoride) bir ayrılığın eşiğine gelmiş bulunmaktayız. Biraz sancılı bir ayrılış olmadı değil, birbirimize yapıştığımız kadar odaya da yapışmışız altıüstü bir dönemde.  Oda topla topla bitmedi , nerden baksan 5 koli depoya kaldırdık bide eve götürdüğümüz valizler falan var işte, oda bizi bırakmamak için çok direndi resmen :) Bittiğinde çırılçıplak kalmış gibiydi. Bugün okula gittiğimde odanın içler acısı bomboş haline dayanamayıp kendimi studylere vurdum, o derece. 
Herneyse acıtasyonu bırakıyorum artık, biraz rasyonel bilgiler vereyim:

Gitmeme 11 güncük kaldı ki ben en son giden kişiyim. Selime ve Aslı bu pazar gidiyorlar, Nuran da çarşamba gidecek. Zeynep'den bahsetmiyorum, zira kendisi çok large bi şekilde daha vizesinden bihaber, uçak biletini almamış bir kişilik :) 
Bütün bu zihinsel meşguliyetimin üzerine halen 3 finalim olması da bi ayrı hoş. Herkesler bitirmiş gitmişken evine hiçbirini en ufak tınamıyorum. Ama final haftasının son 3 gününe hepsini ardarda koyan zihniyet utansın, benim yapabileceğim bişey yok.

(more...)

Read Users' Comments (0)

böyle bi duygusallık, bi nostaljiklik


Bu erasmus zımbırtısı beni fazlasıyla duygusallaştırdı, Selimeleri falan bu kadar etkilemedi sanıyorum ki? Yani aldığım tepkilerden öyle olduğunu varsaydım, misal Selime'nin gidişine bile en çok üzülen benim sanki :P (bknz: "Bu kız, tam (24-x) gün sonra gidiyor yaaa :(" özdeyişim, x bugünün tarihi oluyor) 
Bunun iki nedeni olabilir, birincisi : ben çok duygusal bi insanım (hadi lan demeyin, bi oğlak olarak dünyanın en duygusalıyımdır da en odunuymuş gibi dururum) 
Diğeri de, işim gücüm yok, boşluktan şimdiden erasmusun derdiyle dertleniyorum. Evet farkındayım, ikincisi daha mantıklı geldi ama birincinin etkisini de yadsımayalım :) Velhasıl, final döneminde 3 gündür evde bön bön oturan ben -bugün birazcık çalışmaya başlamış olsam da- fazlasıylan boş kaldım, gitmeden arkadaşlarımı ailemi özlemeye falan bile başladım desem abartmış olur muyum ? Olmam heralde  :S 

Neyse yazmışken bana bu yazıyı yazdıracak duygusallık seviyesine geliş olayımı da paylaşayım:
Benim küçükken bir bebeğim vardı, içi elyaflı olanlardan, hani şu gözleri yatırıp kaldırdıkça kırpışanlardan. Ben onunla nerden baksan bi 10 yıl oynamışımdır, en son hatırladığım karede içindeki elyafları dışına çıkmış, bir bacağı kopmuş vaziyetteydi, gözlerinden birinin kapağı artık açılmıyordu falan :)  Ama o haliyle bile en sevdiğim bebeğimdi, adı da Fatoştu. Annem çok yalvarmıştı yeni bir bebeğe geçmem için, bir sürü bebek alırdı falan böyle Fatoş'a benzeyen, ama ben bebek olayını bırakana kadar sadece Fatoşla oynamıştım. O da işte 10-12 yaşıma falan tekabül ediyor sanırım. Neyse bir de böyle fular gibi bir bezim vardı, annem bana bağışlamıştı artık çok fazla oynadığım için. O bez fular ile Fatoş'a envai çeşit elbise yapardım böyle sararak falan, çok net hatırlıyorum bir kaç favori elbise modelimi :) O fular ve Fatoş 0-10 yaş çocukluğumun en net kareleridir hafızamdaki.
Ne alaka şimdi dimi? Şu alaka : biraz önce o fuları buldum dolabımın derinliklerinde :) Bazı nesneler vardır, görür görmez ya bir insan ya bir anı hatırlatır insana. O fuları gördüğüm anda bütün Fatoşlu anılarım, annem, babam kardeşlerim falan geçti böyle gözümün önünden film şeridi gibi. Bi duygusallaştım, bi nostaljikleştim. Ne diye büyüdük lan, ne iyiydi Fatoşlu günler oldum. Veee, son zamanlarda istisnasız herşeyin bağlandığı gibi bu olayı da erasmusa bağlamayı başardı sevgili beynim :) Onca flashbackten sonra "Yaa ben gidiyorum ama yaa" anafikirli bir hüzün çöktü yine üzerime,  fuları değil de Fatoş'umu bulsaydım garanti ağlardım yani, o derece.



(more...)

Read Users' Comments (0)

Culture shock olcakmışız

Bugün, ilgilerini üzerimizden eksik etmeyen sevgili avrupa ofisimiz bizim için paha biçilemez bir sunum hazırlamış. Günler öncesinden gelmeniz zorunludur diyen bir kaç mail atıp, hem de geleceğimizi teyit etmemizi istediklerinden hakkaten önemli bişey çıkıcak sandık ve kalktık gittik. Saat 3buçuktaki şey için 12buçuktaki şatılla gitmek zorunda kalmam bir yana, sunuma girer girmez duyduğum içler acısı cümle mahvolan günüm için duyduğum derin hüznü kat kat artırdı : "You guys definetely will have a culture shock , but it is very normal" tadında bir giriş yapıyordu sevgili dekanımız. Günlerdir şöyle önemli böyle zorunlu dedikleri sunum bizlerin avrupai hayat tarzına alışma sürecinde yaşayabileceği zorluklar hakkındaymış ! Her kültürün farklı bakış açısı olurmuş da , arapların mesela comfort space i birbirine çok yakın olurmuş ama amerikalılar çok mesafe severmiş aralarında falan filan, bi ton klişe. Kültür şokuna girersem de, burda bu sunumu izledim diye daha hafif atlatacağımı düşünmeleri de ayrı komik.  Velhasıl oldukça gereksiz bir sunum olmuş, avrupa ofisi biraz kendini bizim evrak işlerimizde yaşadığımız sorunları çözmeye verse daha hoş olur. 2 saat sürecek sunuma yarım saat falan dayanabildik haliyle, tekrar bindim döndüm şatılıma.
Derken, düşünmeden edemedim hakkaten kültür şoku yaşar mıyım diye :)  Bunu şimdiden görmem mümkünsüz olduğundan çok kafa yormuyorum üstünde, şok olursam yazarım ama detaylarıyla buraya.

(more...)

Read Users' Comments (0)

Ryanair'den ilk biletim ! İstikamet buzullar :P

Haftalardır bakıp bakıp ayy ne güzel 5 euro dediğim Ryanair'in Stockholm'e olan biletleri bir kaç gündür 12 euroya yükselmişti. Almayı erteledikçe baktım daha da yükselecek, artık bugün aldım Stockholme olan biletlerimi. Ailem Türkiye'ye döndüğünde (9 Şubat) benim okulumun başlamasına hala 3 hafta kalmış oluyo :) Ben de dedim nasıl başlarsa öyle gider madem , hızlı başlayayım hızlı devam etsin. ayın 18ine aldım biletimi İsveç'e,  Selime'nin yanına. gidiş dönüş toplam 40 euroya geldi, 5eurolukları kaçırdığım için az biraz pahalıma gelse de standartlara göre yine de aşırı ucuz tabiki bilet. annem baya söylendi gerçi, ne derdin var -20 derecelik isveçe gidiyosun diye ama, zavallı Selime orda aylarca yaşıycak, ben bir haftada donmam heralde :)
böyleyken böyle yani,  az kaldı resmen gitmemize :S

(more...)

Read Users' Comments (0)

avrupa "birliği"

Bu adamlar birlik mirlik değil valla, herkes kendinin efendisi. Vize prosedürleri bile bu kadar farklı olup da, avrupa birliği üyesi olmak nası bişeyse. Altı üstü erasmusa gidiyoruz, standart bişey verilir herkese dimi,  yok herkese bambaşka vizeler verildi. Birine sırf Portekiz vizesi, birine oturma izinli İsveç vizesi, bana hem schengen hem avusturya vizesi falan.
Velhasıl, benim soyadı da öyle bir durummuş. Bu avusturyalılar ö, ü gibi türkçe karakterleri okuyabilcekleri şekilde mi ne yazıyolarmış. Ö yü OE şeklinde, Ü yü UE şeklinde falan. Yanlışlık neyin yokmuş efendim, boşuna yaygara yapmışmışız, schengenler hep böyle olurmuşmuş. Ömrümde ilk kez schengen alıyor olsam inanıcam adamlara. Daha geçen yaz ezik  dediğimiz Polonya shengen verdi, gayet de soyadımı düzgün türkçe karakterleriyle yazmışlardı. Neyse, buna şükür diyorum ve vize defterini kapatıyorum.

(more...)

Read Users' Comments (0)