Sushi yedikten sonra Japonlar tarafından reddedilmek..
Bugün grup arkadaşım Fumi ile sunum için! buluştuk. Önce Akakiko'da (burdaki en ünlü Japon restaurantı) öğlen yemeğimizi yeriz sonra da starbucks'ta çalışırız sunuma diye planlasak da, sunum kısmı biraz yalan oldu, yedik içtik sadece :) Ben cahili, ilk defa Japon restoranına gittiğim için menüye eblek eblek bakarken, Fumi sağolsun baya bir aydınlattı beni çeşitler hakkında. Hep sushi olarak bildiğim yosuna sarılı yuvarlak şeylere maki deniyormuş meğer, sushi dikdörtgen biçimli olanlara deniyormuş. Ben sushi-maki set aldım,bugün kendimi çiğ balık yiyecek kadar open-minded hissetmediğimden vegan çeşidinden söyledim, avakado, havuç, salatalık ve brokoliden oluşuyordu içindekiler. Maki'lerin içine, suşilerin altına koydukları pirinçler de farklıydı, sakızımsı değişik bir yapıları vardı. Yukardaki fotoğrafta , sol taraftakiler maki, diğerleri de sushi işte. Önde görünen yeşil sos, wasabi sosu. Çılgın acı olmasına rağmen tabaktaki en hoşuma giden şey oydu, minik bir sos tabağı getiriyorlar ve o wasabi ile soya sosunu karıştırıp makileri ve sushileri ona batırarak yiyorsun. Yedikçe yediren garip bir acısı var. Tabak da ayrı bir hoştu, doğrama tahtası gibi bir şeydi. Yanında da japon yeşil çayı söyledik, sushi ile yeşil çay içilirmiş çünkü. Aslında denemek istediğim çok fazla içecek çeşidi vardı ama adet böyleymiş diyerek yeşil çay söyledik. En tanıdık tat oydu masadaki yani.
Sonra Schwedenplatz'daki Starbucksa gittik, ve orada gelen maille Marubeni'ye kabul edilmediğmi öğrendim. O kadar sushilerini yedim ama reddettiler beni caponlar :( En azından kısmette bir Japon tarafından teselli edilmek varmış :) Neyse, sonra biraz sunuma baktık, çok sarmadı, daha çok kahve içip muhabbet etmiş olduk. Fumi'nin ne zamandır baktığı bir şey varmış Zara'da ben onu alsam falan dedi, öylelikle kalktık Stephansplatz'daki Zara'ya gittik, dolandık bişeyler denedik falan, Fumi aldı tişörtünü. Ve koca bir günü yemek , kahve ve alışveriş üçlüsüyle geçirdikten sonra, en iyisi biz haftasonu sunumu hazırlayıp pazartesi dersten 2 saat önce buluşalım diye kararlaştırdık. Marubeni kısmı hariç güzel bir gündü, seviyorum hala Japonları, pişman olacak o Marubeni de zaten :P
Sonra Schwedenplatz'daki Starbucksa gittik, ve orada gelen maille Marubeni'ye kabul edilmediğmi öğrendim. O kadar sushilerini yedim ama reddettiler beni caponlar :( En azından kısmette bir Japon tarafından teselli edilmek varmış :) Neyse, sonra biraz sunuma baktık, çok sarmadı, daha çok kahve içip muhabbet etmiş olduk. Fumi'nin ne zamandır baktığı bir şey varmış Zara'da ben onu alsam falan dedi, öylelikle kalktık Stephansplatz'daki Zara'ya gittik, dolandık bişeyler denedik falan, Fumi aldı tişörtünü. Ve koca bir günü yemek , kahve ve alışveriş üçlüsüyle geçirdikten sonra, en iyisi biz haftasonu sunumu hazırlayıp pazartesi dersten 2 saat önce buluşalım diye kararlaştırdık. Marubeni kısmı hariç güzel bir gündü, seviyorum hala Japonları, pişman olacak o Marubeni de zaten :P

0 Response to "Sushi yedikten sonra Japonlar tarafından reddedilmek.."
Yorum Gönder